Eğitim Öğretim(E) Başlarken
0 | | | 29-11-2016

Ramazan TEKDEMİR
Eğitim Öğretim(E) Başlarken Covid-19 pandemisi hiç şüphesiz eğitime bakış tarzımızı, eğitimle ilgili uygulamaları ve eğitimin kendisini yorumlama şeklimizi değiştirmiştir. Covid-19 pandemisi yüksek bulaşı özelliğinden dolayı bütün dünyada yaşamın akışı ve duygusunu hiç beklenmedik zamanda değiştirdi. Yeni normal bir süreci bütün dünya ülkeleri için zorunlu kıldı. Hastalığın yayılımını önlemek için kısmi ve tam zamanlı kısıtlamalar, hijyen ve sosyal mesafeye ilişkin alınan önlemler çerçevesinde okulların kapanmasına kadar  bir dizi önlemlerin alınmasına neden olmuştur. Yüz yüze eğitime ara verilerek eğitim sürecinin kesintiye uğraması riski baş göstermiştir. Pandemi nedeniyle kesinti yaşayan eğitimi telafi etmek adına refleks bir hızda uzaktan eğitim alternatifine yönelinmiştir. Uzaktan eğitim, şimdiye kadar eğitimdeki bileşen ve paydaş kesimlerin seçenek olarak az kullandıkları bir yöntemdi. Belki de bu yüzden zorunluluk halinde handikapları fazla oldu. öğretmenler, okul yöneticileri ve ebeveynler yeni döneme hazırlıklı değillerdi. Dijital dönüşüm konusunda altyapı problemi yaşayan bölgelerde bunun sıkıntısı daha derin oldu. Uzaktan eğitim, belki de bundan sonra geçici çözüm üreten bir ara formül olarak değil, kalıcı çözüm ve uygulamaların planlı ve sistematik bir teşviği olarak hayatımızda öğrenmeyle koşut bir yerde olacak. Uzaktan eğitim zorunlu bir süreç olarak başladı. Bu ani ve uzun süreli değişim dürtüsü sebebiyle akademik, duygusal ve psikolojik uyumda yaşanan sıkıntılar ve fiziksel yetersizlikler nedeniyle kayıplar oldu. Buna rağmen EBA platformunun aktif kullanımı, öğretmenlerin etkileşimi mümkün ve başarılı kılan çabaları iletişim hatları üzerinden sağlanan çevirim içi ve canlı ders ortamları öğrenmede güzel işlerin başarılmasını sağladı. Yeni normal dönemde geleneksel yönleriyle okulların esnek roller üstleneceği ve öğrencinin bilgiye farklı ortamlardan erişme çabalarının öne çıkacağı bir döneme adapte olmamız gerekmektedir. Yüz yüze eğitim hala en geçerli öğrenme yöntemi olarak önemini korusa da içerik, sunum ve yöntem çeşitliliğinde uzaktan eğitim uygulamalarına ağırlık vermemiz gerekmektedir. Etkileşimde eşitlik kuramı gereği öğrenen-öğrenen, öğrenen-öğreten veya öğreten-içerik etkileşimi türlerinden birinde bile yüksek düzeyde kaliteli eğitsel etkileşim sağlandığında öğrenme anlamlı çıktılara dönüşe bilmektedir. Eğitimde telafi programları sürekli bir öneme sahiptir. Yüz yüze eğitimin yapılamadığı zaman ve zeminlerde telafi eğitimi ciddi bir alternatif ve ihtiyaç giderici olarak önem kazanmaktadır. Bu telafi programlarını belirli periyotlarla sıklaştırmak gerekir. 2020-2021 eğitim-öğretim yılı 31 Ağustos?ta uzaktan eğitimle başlayacaktır. 21 Eylül 2020 tarihinden itibaren de yine Bilim Kurulu?nun tavsiye ettiği yaş gruplarında / sınıf seviyelerinde aşamalı ve seyreltilmiş şekilde yüz yüze eğitime başlanacak. Yeni normal dönemde sınıf sayıları az, sıraların seyreltildiği, der saatlerinin azaltıldığı Hibrit ve Hyflex gibi eğitsel uygulamaların kullanılacağı bir döneme hazırlıklı olmalıyız. Bu dönem eğitim sürecinde diğer paydaşların artan ve yenilenen rolleri olacağı gibi, ebeveynler de pandemiyle beraber yeni eğitsel rollere sahip olacaklardır. Öğrenci ebeveynleri, eğitsel-sosyal rollerinin yanı sıra öğrenme sürecine doğrudan katılıp sorumluluk üstlenecekleri yeni rolleriyle tanımlı yaşayacaklardır. Yeni normal dönemde okulların temizlik personeli ve ödenek ihtiyacının giderilmesi konusunda okul bazlı çalışmaların yapılması acil önemde olup buna ilişkin çözümlerin üretilmesi beklenmektedir. Ayrıca dijital yeterlilikler konusunda teknolojik alt yapının öğrenen ve öğreten boyutunda geliştirilmesi, eğitimde dijital bölünmenin en asgari seviyeye indirgenmesi adına ülke çapında teknik alt yapı çalışmalarının tamamlanması, öğrenci bulunduran her evin fırsat eşitliğine hazır hale getirilmesi öncelikli meseleler olarak ele alınmalıdır.
Top